Polip

Nodüllerle benzerlik gösterirler. İkisi de sesin suistimaline bağlı olarak ortaya çıkar. Polipler de nodüller gibi 1/3 ön, 2/3 arka birleşim bölgesinde yerleşir. Nodülden daha büyüktür. Nodüller zamana yaygın olarak oluşabilmesine karşın polipler genellikle bir akut travma sonrası oluşmaktadır. En yaygın olarak “ödemsel” olarak görülür. Nodüllerde sonra en çok görülen hiper fonksiyon hastalığıdır.

Polibin görünüşü yarı şeffaf, jöle gibidir. Beraberinde kanama varsa biraz daha kırmızı kan dolu damarlı gibi görülebilir. Yumuşak olduğu için karşı taraftaki dokuya pek zarar vermez. Nodüldeki gibi karşı tarafı etkilemez. Araya girip ses telinin açılıp kapanmasını, mukozal dalgayı etkiler.

Yakınmalar: Kısık, boğuk, nefesli, sert ses, seste kalınlaşma, yorulma. Diplofoni görülebilir (polip ayrı titreşebilir). Nodüldekine benzer şikayetleri vardır. Ağrı, yorulunca sesin çıkmaması, ek olarak boğazda takılma duygusu.

Tedavi: Genellikle cerrahi tedavi uygulanır. Minik geniş tabanlı poliplerde ses tedavisi uygulanabilir. Ameliyat sonrası kullanım tarzının değişmesi ve problemin bir kez daha tekrarlamaması için ses terapisi şarttır. Mide asidinin tahribatını önleyecek önlemler alınmalıdır.