Artikülasyon Bozukluklarının Tedavisinde PROMPT Tekniği

Artikülasyon, bireyin konuşmada yer alan organlarının ardışık, uyumlu hareketleriyle konuşma seslerini doğru telaffuz etme becerisidir. Konuşma seslerinin her birinin üretimi için konuşma organlarımız farklı bir pozisyon alır. Örneğin /p/,/m/,/b/ seslerinin üretimi için dudakların bir araya gelerek kapanması, /f/,/v/ seslerini üretebilmek için üst dişin alt dudağa değmesi gerekir. Artikülasyon bozuklukları, konuşma seslerinin çıkartılış yeri, biçimi, hızı, zamanlaması ve basıncının hatalı üretimine dayalı sorunlardır. Artikülasyon bozukluğu olan kişi, sesleri üretirken dillerini nereye koyacaklarını, dudaklarını hangi şekle getireceklerini ya da çene açılarını nasıl ayarlamaları gerektiği bilmezler.

PROMPT terapi yöntemi, konuşmayla ilgili kaslara sıralı şekilde baskılarda bulunarak konuşmayı kolaylaştırmayı hedefler. PROMPT aslında İngilizce  bazı kelimelerin  baş harflerinden oluşan bir  kısaltmadır. Prompts for 
Restructuring Oral
 Muscular
 Phonetic Targets
 "Ses çıkarma fonksiyonu  olan  ağız  ve  çevre  kaslarının yeniden yapılandırma  için harekete geçirilmesi" şeklinde Türkçeye çevrilebilir.

PROMPT tekniğinde terapist dokunsal uyaranlarla bireyin üretemediği ses için gerekli olan dil, diş, dudak ve çene pozisyonuna erişmesini sağlar. PROMT yönteminin diğer terapi yöntemlerinden en temel farkı, konuşma üretimini bir hedef pozisyon veya pozisyon dizisi empoze ederek desteklemesidir. Bu sesin üretilmesini dokunsal ipuçları vererek kolaylaştırmanın yanı sıra aynı zamanda sesin üretilmesine ilişkin motor planlama yapabilmeyi de kolaylaştırmaktadır. Apraksi ve fonolojik bozukluk gibi tutarsız hataların olduğu ve seslerin doğru sıralanması ile ilgili problemlerin yaşandığı konuşma bozukluklarında bu teknik sayesinde ciddi gelişmeler sağlanmaktadır.

Artikülasyon bozukluğuna neden olan problem sanılanın aksine sadece dil ve dudak hareketlerinin yetersizliğinden kaynaklanmayabilir. Seslerin doğru üretiminde dudak, diş ve dil hareketlerinin dışında çene hareketi ve çenenin açıklık oranı da çok önemlidir. Bazen sadece çene açıklığını ayarlamak üretilemeyen seslerin üretilmesine yardımcı olabilir zira dil artikülasyon için gerekli hareketini yaparken çenenin konumundan etkilenmektedir. Böyle bir durumda PROMPT terapisti seslerin üretimi için görsel uyaran verirken, bir yandan da yine el yardımıyla çenenin doğru pozisyonda olup olmadığını kontrol eder ve olmadığı durumda çeneyi manipüle ederek doğru konuma gelmesini sağlar.

Buradan da anlaşılacağı üzer PROMPT tedavisine başlamadan önce kişilere Motor-Konuşma Hiyerarşisine göre hazırlanmış bir sistem analizi yapılır ve buna göre kişinin hangi alanda bozukluğu olduğu belirlenir ve terapi planı buna göre yapılır.

Motor-Konuşma Hiyerarşisine göre konuşma gelişiminde izlenecek sıra fonasyon kontrolü, çene kontrolü, dudak hareketlerinin kontrolü, dil hareketlerinin kontrolü, sıralı hareketler ile kelime oluşturma ve son seviye de kelime ve cümlelerin üretilmesidir. PROMPT tekniği ile yapılan terapilerde problemin hangi düzeyde olduğu belirlendikten sonra ona göre uygun seviyedeki PROMPT’lar seçilir. Uygulanan dokunsal uyaranlarla hatalı üretilen seslerin düzeltilmesine çalışılır ayrıca dokunsal ipuçları işitsel ve görsel ip uçlarıyla da desteklenir.

PROMPT tekniğini diğer tekniklerden üstün kılan temel nokta; bu tekniğin yalnızca ses üretiminde değil, sözcük ve cümle üretiminde de etkili olarak kullanılabiliyor olmasıdır. Çoğu durumda çocuğun bir sesi tek başına doğru üretmesi kolaydır. Ancak sesi tek başına doğru üreten çocuk, sözcük ve cümle içinde yanlış şekilde üretebilir. Zira sözcük ve konuşma oluşturma bir sıralama becerisi yapmayı da gerektirir. Fonolojik  bozukluklarda , dizartri ve apraksi problemlerinde görülen motor planlama sorunlarını giderilmesinde de PROMPT tekniğiyle olumlu sonuçlar elde edilmektedir.

 

Serkan Bengisu

Uzm. Dil ve Konuşma Terapisti