Ses Bozukluklarından Nasıl Korunabiliriz?

İnsanlar arasındaki iletişimi sağlamada kullanılan yöntemler arasında en önemli bölümü konuşma, dolayısıyla ses oluşturmaktadır. Sesimiz aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi  aktarır ve yine karşımızdaki kişilerin duygularını sesi aracılığıyla algılayabiliriz. Sesi ile ilgili bir problem yaşayan kişilerin psikolojik, mesleki, sosyal ve duygusal uyumu bu durumdan etkilenmekte hatta bu durum işi gereği sesini yoğun olarak kullanan  şarkıcı, oyuncu, spiker, öğretmen gibi meslek gruplarından kişilerde meslek kaybı gibi durumlara da yol açabilmektedir.  Bu nedenle ses bozuklukları bireyler arası iletişimi etkileyen bir sorun olmaktadır.  Toplumumuzda insanların yüzde 80'inin yaşamının herhangi bir bölümünde ses bozukluğu yaşamakta, yüzde 7 - 9'unun ise kronik ve kalıcı ses hastalığı bulunmaktadır. Bu oranın hayatını sesiyle kazanan insanlarda çok daha yüksektir.

Ses Nasıl Üretilir ?

            Ses çıkartma işlevini yerine getiren organımız gırtlağımızdır. Tıbbi olarak “larinks” diye adlandırılır. Gırtlağımız yapı olarak “müzik kutusuna” benzetilebilir. İçinde sesi oluşturan ses telleri (vokal kordlar) bulunmaktadır. Vokal kordla esasen tel görünümünden çok larinksin içinde titreşim yapma özelliği olan iki adet doku kıvrımıdır.  Ses tellerinin titreşmesiyle ses oluşur. Ses oluşumu için akciğerlerden gelen hava akımı kullanılır. Akciğerler solunum havasını gırtlağa doğru iterler ve gırtlaktaki ses tellerinin arasından geçen hava ses tellerini titreştirerek ses oluşturur. Bu ses ağız boşluğu, dil, dişler, burun boşluğu ve sinüsler aracılığı ile konuşma halini alır.

Ses Bozukluğu Nedir?

       Normalin dışındaki her türlü ses değişimi ses bozukluğu olarak tanımlanır. Halk arasında  ise sesin normalden az veya hiç çıkmaması şeklinde bilinir. Sesteki çatallanma, kalınlaşma, iniş çıkışlar, boğuk ses ve diğer tüm farklılıklar ses kısıklığı olarak değerlendirilir. Ses çıkarmamızı sağlayan organlarda oluşan bir problem seste bozulmaya yol açar. Sıklıkla sesin gerçek kaynağı olan ses telleri üzerinde oluşan en küçük problem ses tellerinin titreşimini bozmakta ve seste bozulmaya yol açmaktadır.

Ses Bozukluklarının Belirtileri Nelerdir?

Ses bozukluğunun belirtileri ses kısıklığı, yutma güçlüğü, gün içinde ses kalitesinde bozulma, seste kalınlaşma incelme, çatallanma, hava kaçağı, boğazda ağrı, batma, hissi, nefes darlığı şeklinde kendini gösterir.

Ses Bozukluklarının Nedenleri Nedir?

       Ses çıkartmamızı sağlayan sistemlerin mekanik işlevini ve sistemler arsındaki uyumu etkileyen herhangi bir problem seste bozulmaya neden olmaktadır. Ses bozuklukları  akut (ani gelişen) yada kronik (müzminleşmiş) bozukluklar olarak görülebilir. Akut ses kısıklıkları genellikle gırtlaktaki bölgesel enflamasyonlar (örneğin akut larenjit) sonucunda oluşurlar. Etken çoğunlukla virüsler, sesin hatalı veya aşırı kullanımı ve sigara kullanımıdır. Kronik ses kısıklıkları ise fonksiyonel  ve /veya organik problemlere bağlı gelişen ses problemleridir. Sıklıkla sesin gerçek kaynağı olan ses telleri üzerinde oluşan ve ses tellerinin çalışma mekaniğini bozan problemlerdir.

Ses Kısıklığını Kim Tedavi Eder ?

       Ses kısıklıkları  genelde yanlış ve hatalı kullanım alışkanlıklarına bağlı gelişir. Bu durumda  hatalı kullanım alışkanlıklarının düzeltilmesi gerekir.  Ses kullanım alışkanlığını değiştiren tedavi ses terapisidir Ses terapisi bu alanda uzmanlaşmış dil ve konuşma terapistleri tarafından yapılır. Terapilerin başında ve sonunda bir kbb uzmanın değerlendirmesinde fayda vardır.

Sesimizi Nasıl Koruyabiliriz?

  • Bağırmak ve aşırı konuşmaktan kaçının.
  • Yenen yemeğin kalitesine dikkat etmeli. Özellikle kahve, çay, asitli, baharatlı ve katkı maddeleri içeren gıdalar ses kalitesini bozar.
  • Gürültülü ortamlarda mümkün olduğunca konuşmamaya çalışın.
  • Spor yaparken sesinizi kullanmayın.
  • Uyku düzeninize özel dikkat gösterin.
  • Boğaz temizleme hareketi ses tellerinize zarar verir. Bunu alışkanlık haline getirmemeye çalışın.
  • Uzun telefon konuşmalarından kaçının.
  • Konuşurken vücut pozisyonunuzu dik ve rahat tutmaya çalışın.
  • Sık sık su için. Günde iki-üç litre arasında alınan su, ses tellerinin kayganlaşmasını ve titreşimlerin kolay olmasını sağlar.
  • Bulunduğunuz ortamın nem oranı yüksek olmasına dikkat edin. Ortam kuru ve klimalıysa yanınızda su bulundurun ve için.
  • Tozlu ve sigara dumanının fazla olduğu ortamlarda bulunmayın.
  • Sıkıntılı ve stresli anlarınızda mümkün olduğu kadar az konuşmaya gayret gösterin.

Serkan Bengisu

Uzm. Dil ve Konuşma Terapisti